|
Yağmur Nerede?
Bir gün Yağmur ile
öğretmeni bahçede sohbet ediyorlardı. Bu sırada hafif hafif yağmur
çiselemeye başladı.
Yagmur;
- Öğretmenim ne
oluyor?
- Yağmur yağıyor
bebeğim
- Peki öğretmenim
yağmur yağıyor da ben neden buradayım?
|
Yemek Hasta
Ulaş ile öğretmeni
kahvaltı masasında sohbet ediyorlardı.
-
Öğretmenim ben bunu yemek istemiyorum çünkü ateşim var.
- Biraz
daha yersen tamam. O zaman masadan kalkabilirsin..
-
Öğretmenim ben eğer ondan biraz daha yersem yemeğim de ateşlenir. |
Aile Muhabbeti
Bizim afacanlar,
bazen kendilerini anne ve babalarının yerlerine koyarak başlıyorlar
kendi aralarında konuşmaya:
KÜBRA: Ay
şekerim bu çocuk hep ağlıyor. Beni üzüyor. “Kızım şimdi alamam
alamam” diyorum ama dinlemiyor.
YONCA: Yaaa
sorma benimki de öyle. “Yok dondurma alalım, yok toka alalım” diye
beni sıkıp duruyor.
TUTKUCAN: Babalar
çocuklarına parası olunca her şeyi alırlar. Yoncaaaa ben baba
olayım mı?
CANSU: Tutku
nasıl baba olacan? Araban var mı? Sen öğretmen misin yani? (
Cansu’nun babası öğretmen) |
|
Akşam servisinde
Eryaman 2. Etap’a geç kalmıştık. Andaç sordu;
- Öğretmenim saat
kaç?
- Yedi buçuk
- Öfff yine
haberleri kaçırdık! |
Kurt Abi
Oğuzhan ve Burakcan
bir gün öğretmen hikaye okurken kendi aralarında konuşuyorlardı.
Oğuzhan Burak ‘a
doğru dönerek;
- Kurt baba, kurt
baba ne yapıyorsun? dedi, ama Oğuzhan bunu birkaç kez tekrarladı.
Bundan sıkılmış olan Burak, Oğuzhan‘a doğru dönerek çok sinirli bir
şekilde;
- Ben senin kurt
baban değilim!! yanıtını verdi.
Bunun üzerine
Oğuzhan kendinden emin bir şekilde;
- Tamaaam kurt babam
değilsen kurt abim ol o zaman. |
İnek
Afacanlar sınıfından
Yağız ve Burakcan faaliyet yapıp bir yandan da konuşuyorlardı.
Burakcan;
-Arkadaşlarımın
hepsi çok güzel faaliyet yapıyorlar.
Yağız;
- Evet çünkü onlar
inek
Burakcan Yağız’ı tam
öğretmenine söyleyecekti ki, Yağız;
- Sen de hep yanlış
anlıyorsun ben öyle demek istemedim yani hayvan inek demedim çok
çalışan inek demek istedim. |
Öğretmen Nedir?
BATUHAN:
Çocuklara bakan, onlara şarkı söyleyendir.
GAMZE:
Okul için gelmiş, beni istemiş ve de beni öpüyormuş... O işte...
BEYZA:
Gizem öğretmen demek!
AYBERK:
(Alaylı bir şekilde öğretmene bakarak) Tabi ki siz!..
SERCAN(1,5
yaşında): (Aşçımız Memnune Teyzeyi göstererek) Yemek, mama...
İREM:
Okutmak için, oyun oynatmak için, bir de sıkılınca bahçeye çıkartmak
içindir. |
|
Ya
Olursa?...
Alican
çok sinirli;
- Öğretmenim bana
dokunma!..., Erkek kardeşime sinirlendim. (Alican’ın kardeşi yok) |
Gerçek Sevgili
Eda;
- Burçak biliyor
musun Osman Amca bana “sevgilim” dedi.
- Yalan yapma Eda,
bi kere onun sevgilisi Alime Teyzem.! |
Doğum Günü Telaşı
Akın;
-
Alime teyze
bugün annemi mutlaka bul, istersen akşama bize gel.
- Neden Akın, ne
oldu?
- Görüşmeniz
gerekecek, çünkü doğum günüm geldi. |
|
Kreşimizde Ne Gibi
Değişiklikler İstersin?
AYKUT:
Benim fikrimi sorarsan öğretmenim, Emine Teyze yemeklerimizi
dışarıdaki pencereden uzatabilir.
YONCA:
Bence oyuncak falan ellemek yok. Benim, senin pantifin olayı yok!
Yırttı, koparttı yok. Yok, yok, yok.... |
Ayakkabı Bahane
Uyanmış
kıyafetlerimizi giyiyorduk. Mert uğraştı uğraştı, pantifini
giyemedi. Bir an öğretmeniyle göz göze geldi;
- Ya öğretmenim!
Babam ne biçim ayakkabı getiriyor ben hiç giyemiyorum. |
İsim Hatası
Yine sohbete
daldığımız bir sıra, her zamanki gibi ailelerimizi çekiştiriyorduk.
Melih;
- Öğretmenim biliyor
musun benim babamın adı ne?
-Tabi biliyorum
Melih, babanın adı Ahmet.
- Hayır bilemedin.
Babamın adı; “Kuş uçtu uçacak Ahmet..” |
|
Acıtmadan Bi
Kerecik..
Serviste Gülşah ile
Rüştü kendi aralarında şakalaşıyorlar,
- Rüştü, şimdi sen
incen ya ben seni öpiim mi?
- Öpmee !!!
- Bikerecik
öpecektim.
- Yanağım acıyor
ama. |
|
Sağlam Gerekçe
Alper Emin Can ‘a
soruyor,
- Akşam oynadın mı?
- Yoo hiç akşam
oyun oynanır mı?
- Niye oynanmaz mı?
- Oynanmaz tabi ki.
Hava kararır.... kararır... kapkara oluverir. Yaa. |
|
Çayı Yapan Köpeğe
Bakar
Tutkucan bir
sabah heyecanla Kübra ya anlatıyor,
- Babam bana
köpek aldı .
- Yaa hani nere
de? Kim bakıyor ona?
- Ben bakmıyorum ki,
hani çaycı var ya o bakıyor ona.
- Babam da bana
alacak. Ama bizim çaycımız yok ki ,annem yapıyor çayları.
|
|
Kara Buluttan Ne Yağar?
Gülşah;
- Buse, bugün havaya
baktın mı?
- Ne oldu ki?
- Bugün bulutlar
kararmış ya, kar yağacak.
Tutku;
- Gülşah bulutlar
kararınca kar mı yağar, yağmur mu?
Buse;
- Nereden bilsin
canım bazen yağmur, bazen de kar yağar. |
|
Bayramlık
Caner;
- Öğretmenim ruj
mu sürdün? Ne güzel olmuş.
Baran;
- Şimdi bayram ya
onun için süslenmiş, annem de bayram da süsleniyor. |
|
Radyonun İçi Islak..
Yağmurlu bir günde
servisle evlere dağılırken bir yandan da radyo dinliyorduk.
Radyodaki sipiker hava durumunun yağmurlu olduğundan söz ediyordu.
Bir dışarı bakıp bir radyoya kulak kesilen Büşra;
- Aaaa! Bakın
çocuklar orda da yağmur yağıyormuş!
- Nerede?
- Duymadınız mı?
Radyonun içinde! |
|
Pastaya Dayanıklı
Mert o gün kreşe
yeni kıyafetlerini giyip gelince aynı yeşil pantolonu olan Görkem;
- Benimki daha
güzel. Hem de pasta dökülünce kir tutmuyor! |
Zor İş Pantolon Çıkartmak
Tutkucan uyku
saatinde üstünü çıkarırken;
-Öğretmenim artık
bu pantolon canıma tak etti, etek alsınlar bana! |
Yaseminin Penceresi
Burak Erken oyun
saatinde arkadaşlarına soruyor;
-“Yasemin’ in
Penceresi“ni izlediniz mi?
Derya Gökçe alaylı
bir şekilde gülerek;
- Çok Ayıp! Hiç
pencere izlenir mi Burak? Pencereden dışarı izlenir!” |
Anlasana Artık
Bir telaş, bir
heyecanla yıl sonu gösterimize
hazırlanıyorduk.
Emin Can;
- Babam gösteriye
gelirken kırmızı gül getirecek.
Büşra;
- Niyeee Emin Caaan?.
- Hani birisini
seviyorum ya (Büşra’yı kastediyor), ona vereceğim. Anladın mı? |
Önceden Alınan İzin
Oyun saatinde Aykut,
Nilüfer öğretmeniyle konuşuyor;
- Öğretmenim, ben
yirmisinin dördünde gelmiyorum biliyor musun?
- Neden yirmisinin
dördünde oğlum?
- Çünkü annemle
babam o zaman izin alacak ve köyümüze gidicez. |
Uyku Sersemi
Uykudan yeni kalkan
Gülşah, Dilara’nın elinde kendi tokasını görünce;
- Seni terbiyesiz
Dilara, benim tokamla napıyosun?
- ... (hık.. mık..)
Sadece bakıyorum Gülşah... |
Koşma, düşer!
Bahçede Tutkucan ve
Metehan oynuyorlar. Tutkucan, yeni sünnet olan Metehan’ın koştuğunu
görünce;
- Metehan, çok
koşuyorsun, sonra pipin acıyacak.! |
Zaman Ne Çabuk Geçiyor
Çocuklarla bir
Pazartesi sabahı sohbet ediyorduk.
-Çocuklar hafta
sonu tatilinde neler yaptınız?
Kübra;
-
Öğretmenim babamın işi çıktığı için gitmek zorunda kaldı.
Annem ile pazara gittik. Gelince ben uyudum, uyandım. Aaa!!
Bir de baktım ki yağmur yağmış, hava kapkara oluvermiş.
|
|
Tekniğine Uygun
Değil
Serviste çocuklar
konuşurlarken, deprem konusunda bir müddet konuşmayan Buğra, birden
arkadaşlarına;
-Tabi ki yıkılır,
evlerin içinden deniz kumları çıkıyor, bizim evler deniz kumundan
yapılmadığı için yıkılmıyor. |
Bakıcı Baba
Tutkucan ve Eray
serviste konuşurken Tutkucan cebinden sanal oyuncak bebeğini
çıkardı;
-Eray bak çok güzel
oyuncak ama ben bunlardan çok öldürdüm.
- Demek ki iyi
bakamıyorsun!
- Karnını
doyuruyorum, suyunu veriyorum, tatlısını bile veriyorum. Daha ne
yapabilirim!?
-
İyi de bunları neden sen yapıyorsun ?
- Onun anne ve
babası işe gittiler kim baksın çocuğa? |
|
Abi Olunca...
Yeni yeni tuvalet alışkanlığı kazanan
Anılcan Mert Aslan’a “abi” diyor.
MERT: Anılcan sen
abi olmadın mı, neden altına çiş yapıyorsun?
ANILCAN: Yaa ben
altıma çiş yapmıyorum. Abi olucam, kreş arabamla gidicem.
GÜŞAH: Anılcan beni
de götürecek misin?
ANILCAN: Altına çiş
yapmazsan tabi götürürürm. |
Bitmeyen Rüya
Afacanlar Sınıfı
artık büyüdüğünden öğle uykusuna yatmıyorlar. Bir gün dinlendirici
bir oyun oynamak üzere minderlere uzanmışlardı. Büşra oracıkta hemen
uykuya dalıvardi. Bir süre sonra telaşla kalkıp sınıftan çıktı ve
biraz sonra tekrar içeri girip:
- Bulamadım
öğretmenim. Yok! dedi.
- Neyi bulamadın
Büşra?
- Bilmiyorum ama
bulamadım işte!... Deyip hepimizin kahkahaları arasında yeniden
yatarak derin bir uykuya daldı. |
Eve Gelme Bahanesi
Akşam olup evlere
gitmeye hazırlanırken Büşra soruyor;
- Alime teyze bize
geleceksiniz demi?
Mert;
- Alime teyze bize
de gelin yaaa.
Büşra;
- Akıllım senin de
deden ölsün size de gelirler. |
Erkek Adam Maç İzler
Televizyon
kanallarını karıştırıyorduk. Yemek tarifi veren bir kanala
rastlayınca Ahmet atıldı:
- Öğretmenim burası
kalsın.
Serdar;
- Sen kadın mısın
bunları seyredeceksin?
Büşra;
- Sadece kadınlar mı seyreder? Benim
babam da görünce seyrediyor.
Tutkucan biraz
şaşkın, el kol hareketleriyle;
- Olur mu öğle şey,
erkek gibi maç seyretmek varken...
|
Kim Ütülesin Saçlarını?
Anılcan Aysun
öğretmenle konuşuyor.
- Aaa Aysun ablam
saçların kırışmış.
Eray reklam yapıyor;
- Öğretmenim sende
Tutkucan’lara git. Orada ütülesinler.
Anılcan kızgın ve
kıskanç;
- Yaaaa! Annem
ütüleyecek.
Eray önerisini
güçlendiriyor;
- Akıllım
Tutkucan’ın babası kuaför ama... |
Takım Hazır!..
Afacanlar Sınıfından
Serdar ve Baran konuşuyorlardı:
Serdar;
- Semra mı yoksa
Zeynep ile mi evleneceğime bir türlü karar veremiyorum.
- Sen de ikisiyle
de evlen. Nasıl olsa birisini sonra boşarsın.
- Ben on iki tane
çocuk istiyorum. Ama onlara nasıl bakacağımı bilmiyorum.
- Ne yapacaksın on
iki çocuğu çıldırdın mı?
- Ne yapabilirim ki!
Tabii ki futbol takımı kuracam. |
|
Ben mi? Sen mi?
Alime Teyze Mert’in
kolundaki “ben”i gördü.
- Bu ne Mert.
- Ben.
Daha sonra Alime
Teyze kendi kolundaki “ben” i gösterdi;
- Peki bu ne?
Mert gayet bilmiş
tavırla ve biliyor olmanın mutluluğla yanıtladı;
- O Ayşe anne.
Mert’in cevabı hep
aynıydı. Kendi kolundaki “ben”, başkasının kolundaki “Ayşe anne” ydi.
Alime Teyze
anlatmaya başladı:
- Bak Mert bunun adı
“ben”. (başkabirini göstererek) bunun da adı “ben”. Şunun da adı
“ben”.
Bu kadar açıklamadan
sonra herhalde öğrenmiştir diye düşünüp sınav yapmaya kalktı ve
Osman amcanın kolunda bir “ben” bulup sordu;
- Bunun adı ne?
Mert kendinden çok
emin:
- “Alime Teyze”...
Sonra pek çok
“ben”ler gösterildi ama hiç faydası yoktu. Artık bütün benler “Alime
Teyze” idi. |
Gidenin Arkasından Ağlanır.
Tayfun abisi
askerden dönen Tutkucan heyecanla anlatıyor
- Öğretmenim abim
askerden geldi ama bu sefer kimse ağlamadı. Herkes ona sarılıp bol
bol öptü.
Buğra;
- Ee.. tabi giderken
ağlanır gelince ağlanmaz ki!
Sohbete katılan
Baran:
- Öğretmenim benim
babam her gün işe gidiyor ama annem onun arkasından hiç ağlamıyor?.. |
Televizyon Yıldızları
Yıl sonu
gösterisinin kasetini izlerken Anılcan annesini gördü. Sevinerek
herkese gösterdi. Ertesi gün serviste;
- Aziz dede, annem
kreşin televizyonunda çıktı. Di mi öğretmenim?
- Başka kim vardı
Anılcan.
- Annemin yavrusu da
vardı
- O da kimmiş.
Anılcan büyük bir
keyifle
- Ben... |
Damat Adayı
Rüştü ve Öykü
oynuyorlardı.
Rüştü;
- Hayatım gömleğimi
yıkamadın m?
- Tabi yıkamadım on
elim mi var Allah Allah!..
Ayşe;
- Rüştü sen daha
küçüksün onun kocası olamazsın.
- Ama ben düğün
olunca büyüyeceğim ya. |
Güzel Paylaşım
Mert ile Anılcan
araba yüzünden tartışıyorlardı:
Anılcan;
- Yaa vermem, onu
kreşe ben getirdim!...
(Araba kreşin
oyuncağı)
Mert;
- Hayır Anılcan o
Mavi Bilye’nin. Ben de oynarım.
- Hiç Mavi Bilye’nin
olur mu Mert, tabi ki o ikimizin oyuncağı!. |
|
Bir Yastıkta Kocayın
(Aralarından biri
mutlaka bir nikah seyretmiş olmalı.)
Gelinimiz Berçin,
damadımız Mert, nikah memuru Kansu, nikah şahidi ise Erman idi.
KANSU: Allah’ın emri
Peygamberin kavli ile kıyıma geçiyoruz.
MERT: Kıymayacaksın
be evlendireceksin.
ERMAN: Ben de
evlenmelerine izin veriyorum.
KANSU: Hadi o zaman
bazı olaylar çıkmadan nikahı kıyıyım. Evet şimdi imzalar lütfen.
BERÇİN: İnanmıyorum
biz evlendik mi şimdi?! |
|
Herkesin Ehliyeti Olsa Ooooo....
Oyuncak gününde
getirdiği arabasını kedili ve çiçekli halımızın üzerinde süren Baran
oyuna kendini öyle kaptırmıştı ki kimin ne yaptığı, ne söylediği
umurunda değildi. Bu durumu gören Kansu hemen atıldı.
- Arkadaş nasıl
araba sürüyorsun. Bütün kedileri öldürdün ve bütün çiçekleri ezdin.
Bunları yaptığın için sana nasıl ehliyet veriyorlar anlamıyorum.
Ehliyetine el koyuyorum.
Kansu’nun çıkışına
pek anlam veremeyen Rüştü;
- Ben de senin
ehliyetine el koyuyorum. Çünkü sen de onları ayağınla eziyorsun.
Kansu bilmiş;
-Akıllım hiç
yürüyenlerin ehliyeti olur mu? Olsaydı eğer dünyada neler olurdu
biliyor musun?
-Ne olurdu yani.
- Ooooo neler
olmazdı ki.... Boş ver. |
|
Renk Renk Erkek Çeketi
Afacanlar sınıfı
faaliyet yaparken bir taraftan da konuşuyorlardı. Baloncunun
çeketini pembeye boyayan Dilanur’a Kansu soruyor;
- Hiç pembe erkek
çeketi olur mu?
- Tabii olur neden
olmasın. Çünkü bu baloncu baba.
- Ha!..ha... ha... O
zaman sizin babanız pembe çeket mi giyip işe gidiyor.
Rüştü;
- Hayır canım erkek gibi siyah ceket
giyiyor tabii.
Musa Cem;
- Ama benim babam
asker olduğu için hep yeşil yeşil giyinip işe gidiyor. |
|
Nede Olsa Gizli İş...
Yeni başlayan
arkadaşımız Ulaş Derya öğretmenden bir türlü ayrılamıyor. Uyku
saatinde uyumak için gözlerini kapatan Ulaş aniden gözlerini açtı ve
Derya öğretmene sinirlenerek;
- Çabuk gözlerini
kapa kızıyorum.
- Neden kapatayım.
- Burnumu
karıştıracağım, sakın bakma!.. |
Suç Kimin
Bahçede oyun oynayıp
salıncaklarda sallanıyorduk.
Aysun Öğretmen;
- Çocuklar dikkat
edin çarpışmayın.
Merve Nur;
- Ben zaten dikkat
ediyorum öğretmenim.
Can;
- Yiğit, sen dikkat
et, sallanırken düşebilirsin.
Yiğit;
- Ama ne yapayım?
Ben sallanırken dikkat ediyorum da beni sallayan dikkat etmiyorsa
suç benim mi? |
“Yüzlek”
Bahçede hep beraber
oynuyorduk. Serap Öğretmen Alkın’a sordu:
- Sen çok
yakışıklısın Alkın, kime benziyorsun böyle?
- Aslında anneme
benziyorum ama “yüz-lek” olarak babama benziyorum. |
Sen misin Benim Yanıma Yatan!
Uyku saatinde
Buğrahan’ın uyuması için yanına yatan öğretmenine sinirlenen
Buğrahan kızgın bir ifadeyle;
- Neden benim yanıma
yatıyorsun öğretmenim?
- Yiğit’in uyuyup
uyumadığını gözetleyeceğim .
- Gözetleyecek başka
bir yer bulamadın mı? |
|
Afacanların krizi..
Sanmayın ki ekonomik
kriz sadece Türkiye’yi ilgilendiriyor. Bizim afacanlar da bu konuya
ilgisiz sayılmaz. Bu nedenle çocuklarımıza sorduk:
Ekonomik kriz nedir?
EMİNCAN :Az
paranın olması, annemin az oyuncak alması.
CAN
:Kriz demek, az para demek.
BUĞRAHAN: Para
demek, annemizin işlerinin az olması demek.
CANSU
:Bilmiyorum onu öğretmedi annem.
MERT
:Para, haber dinlemek ve şarkı söylemek.
HÜSEYİN
:Paranın az olması ama babam bana kriz almadı.
BERÇİN :Para
harcamak ama çok değil.
İLKER
:Paradan başka bir şey bilmiyorum.
GÖKSU
:Gezmeye gitmemek, oradan da yani mağazadan kıyafet almamak.
YAĞMUR :Bir şey
değildir. Kapandığı için gidemedim. Çok üzüldüm uyuya kalmışım.
DUYGU SENA:Para
demek. Başka bir şey bilmiyorum.
EMİNCAN
:Yemek yedik. Babaannem geldi. Sonra bizi Aytaç Abimin bilgisayarına
yolladılar. Televizyon izledik ve yattık.
GÖKSU
:Şekerler dağıttık, çikolatalar yedik. Evin her yerini süsledik.
Sonra da annem ve ben çok çok oynadık.
CANSU
:Babamın arkadaşları geldi. Annem evimizi süslemiş, televizyon
izledik ama oynayacağımız müzik çıkmadı. Sonra misafirlerimize “hoş
geldin” dedik, sonra da onlara “güle güle” dedik.
|
Ters Tarafından Kalkmış
Mert ve Göksu
faaliyet sırasında konuşuyorlar;
- Göksu hiç o renk
göz olur mu?
- Çok bilmiş sende!
Olur tabii!
- Tamam niye
sinirleniyorsun sadece sordum.
- Tamam Mert. Çok
fena bir çocuksun, “dur” derim durmazsın, “sus” derim susmazsın, sen
nesin ya üüüüf!..
Bu laflar üzerine
Mert konuştuğuna pişman olmuştu;
- Arkadaşlar sakın
ama sakın Göksu’ya bir şey sormayın tamam mı? |
Kurban Muhabbeti
Çocuklar bayram
dönüşü kendi aralarında konuşuyorlardı.
BERÇİN :
Çocuklar biliyor musunuz biz kurban kesmedik.
Çünkü annem de ben
de onları çok sevdiğimiz için onlara kıyamıyoruz.
BUĞRAHAN: Olsun. Biz
de seviyoruz ama kestik. Hem de bizim koyunumuz babamla kavga edip
onu yere düşürdü.
D.SENA :Biz
de bayramda kolonya verdik, şeker verdi. Her önümüze geleni öptük,
bayramlaştık. Bir de dedem inekli möö kesti yaaa....
CAN
:Olsun ama çocuklar et yemeyi ben çok sevdim. |
Paylaşılamayan Damat
Serbest zaman
saatinde evcilik oynayan Batuhan, Şeyma, Edanur ve Alkın
konuşuyorlardı.
Batuhan;
- Ben yakışıklıyım
ya haydi onun için Şeyma ile benim düğünümü yapalım.
Şeyma;
- Hayır babam kızar,
izin alalım öyle.
Edanur;
- Tamam canım sorun
etme. Ben seninle evlenirim Batuhan.
Alkın;
- Haydi çocuklar ben
de yardım edeyim de hemen evlenin. Olsun bitsin. |
Kız Tavlama Sanatı
“Bir kızı
beğendiğinizde ne yaparsınız?” diye yakışıklı afacanlara sorduk;
BUĞRAHAN :Ne yapmam
ki öğretmenim.
BURAKCAN
:Onu pikniğe götürürüm mangal yakarım, ona süt alıp içiririm.
ERDEM
:Ben zaten Duygu Sena’yı seviyorum. Onunla
oyuncaklarımı paylaşıyorum.
BATUHAN
:Ben kızları sevmem. Onlar hep ağlar.
ALKIN
:Erkekler kızlara çiçek verir,onları öper, onlara toka takarlar. |
Karışık Renkler
İnceledikleri kitap
hakkında yorum yapan afacanlar aralarında konuşuyorlar.
Gürkan;
- Arabaları gördün
mü? Süperdi yaaa.
Yağız;
- Ne var canım? Çok
abartıyorsunuz. Bende onlardan çooook...
Hüseyin;
- Eveeeet renkleri
de çok güzeldi. Kırmızı ve koyu mavi.
Yağız;
- Koyu mavi diye bir
şey yoktur, lacivert vardır.
Konuşanları uzaktan
dinleyen Alkın birden söze karıştı ve eleştiren bir ses tonuyla.
- Demek ki anneniz
size boş yere para ödüyor. Çünkü hiçbir şey bilmiyorsunuz. Lacivert
ve koyu mavi ikisi de aynıdır akıllım! |
|
Afacanlar sınıfından
Gamze’nin anne, Kadir’in de baba olduğu evcilik oyununda eve geç
gelen Kadir’e Gamze sinirli bir şekilde sordu;
- Nere de kaldın
Kadir?
Kadir cevap vermedi,
sadece ağzını oynattı. Siniri geçmeyen Gamze;
- Sana söylüyorum
duymadın mı?
- Üfff yaaa...!
Duymuyor musun ? Yorulmayayım diye midemden konuşuyorum.. |
Zor İş Doğrusu
Ecesu ve Alkın
oynadıkları kartlarla yorum yapıyorlardı.
Alkın;
- Bak çok değişik
bir fil buldum!
- Üfff sen de afacan
oldun ama fil ile değişik fili bile ayırt edemiyorsun.
- Biliyor musun ben
onları ayırt etmek için ne kadar zorlandım, hatta bak nasıl terledim
görmüyorsun galiba!. |
|
Sabah servise okul
çantası ili binen Melike’yi gören Doğukan;
-Oooo Melike hanım
büyüdünüzde okul çantası mı takıyorsunuz?
Lafın altında
kalmayan Melike;
-Sen de çok yemek
yeseydin kreşe poşetle gelmezdin okul çantası takardın. |
|
ERDEM :
Casper olmak isterdim. İnsanlara iyi davranmak için.
HAZAL :
Bugs Bunny. Çünkü havuç yemeyi seviyorum.
BERKAY :
Süperman olurdum. Evi kaldırır veya uzaya giderdim.
ASLI :
Pamuk Prenses olmak isterdim. Çünkü öğretmenim bana hep pamuk
prensesim diyor.
BEYZA : Kül
kedisi olmak istiyorum ama yerleri temizlemek istemiyorum.
ŞEYMA : Her
yeri gezip dolaşmak için Şeker Kız olmak isterim.
ANDAÇ :
Süper Fare olmak istiyorum. Herkese yardım eder ve uçarım.
ULAŞ :
Örümcek adam olmak isterim. Belki o zaman annem CD alır. |
|
Evcilik oynamak için
rol dağılımı yapan çocuklarımızdan Alkın abi, Ufuk amca, Eda abla ve
Andaç baba, Aslı ise anne oldu. Anne olduğunu sonradan öğrenen Aslı
sinirli bir şekilde;
-Ben anne falan
olmam sadece Artuğ baba olduğu zaman anne olabilirim. Yoksa Artuğ
çok kızar. |
Günlük Uyarmak Gerekli
Kreşimizin en
yaramazlarından biri ( ismi bizde saklı, çünkü kendisi yaramaz
olmayı kabullenemiyor.) o gün yine çok yaramazdı. Öğretmenlerinin
bütün uyarılarına rağmen ele avuca sığmıyordu. Olacak gibi değil,
nihayet Alime teyzeye söylendi. Alime teyze şöyle bir baktı ve,
- Ama Alime teyze bu
öğretmenlerim bana bu sabah yaramazlık yapmamam gerektiğini
hatırlatmadılar ki. |
|
Layt Erkek
Banu öğretmen
faaliyet için sınıfı hazırlıyordu.
Ayberk;
- Öğretmenim ben
size yardımcı olayım, diye yanına koştu. Onu duyan Doğukan;
- Öğretmenim o sana
yardımcı olamaz size ancak ben yardımcı olabilirim.
Öğretmeni şaşırarak
sordu;
-Neden Ayberk
yardımcı olamasın?
- Çünkü o benim gibi
taş fırın erkeği değil o bir layt erkek..... |
|
Kaşıkta Uçak Olmaz1
Öğretmeni Mislina'ya
yemek yediriyordu;
- Aç kızım ağzını
bak uçak geldi ağzına konacak..
Onları izleyen Ege:
- Yalan yapma
öğretmenim kaşığın içinde uçak olmaz uçak havada gider.. |
|
Püff...
Şirinlerimizden
Melike pazartesi günü geldiğinde hafta sonunda | |