|
UZUN
BİR YOLCULUK
Akşam serviste tren gören Ahmet Arınç heyecanla Reyhan
Öğretmene dönerek;
-Bak
tren!..
Reyhan Öğrenmen;
-Sen
hiç trene bindin mi?
-Evet.....
-Nereye gittin peki trenle?
Arınç
olgun bir tavırla;
-Taksiye... |
KİM
ALABİLİR Kİ?
Melih, Görkeme sordu:
-Ağzındaki sakızı kim aldı
Görkem;
-Benim
annemle babam aldı. Senin annenle baban almadı!..
BÖREĞİN İŞTAHI YOK
Öğle
yemeğinde patatesli böreği yemek istemeyen Tayyar;
- Ben yemeyeceğim. Börek benim canımı istemiyor!
|
ÇOK
HIZLI BÜYÜYOR
Kreşe
yeni başlayan Deniz, Burcu Öğretmene dönerek;
-
Burcu öğretmenim benim adım ne?
-Senin adını bilmiyorum.
-Peki
senin adın ne?
-Benim adım Burcu.
-Öğretmenim ben artık ağlamayacağım, çünkü abi oldum. Yarın da
tıraş olup geleceğim, çünkü baba olacağım...
|
|
ŞU
DUDU’NUN İŞLERİ!
Sabah
servise geç kalan Bengisu’ya Rahime öğretmen sordu;
-Bengisu
çok mu uykun vardı da kalkamadın?
-Ah
öğretmenim, sen benim ne kadar yorulduğumu bilmiyorsun. Bir
bilsen
-Ne oldu
nerede yoruldun?
-Şu
Duduların çok eşyası vardı. Taşı taşı bitti mi hiç?
|
YAZGI’NIN TÜSEYİN AMCASI
Yazgı akşam eve gittiğinde annesini telaşla
çağırarak,
-Anne beni dinler misin? Önemli bişey
söyleyeceğim sana;
Diyerek annesini karşısına alır.
-Anne Osman amcamın yanına Tüseyin ( Hüseyin)
diye bir amca geliyor, çok yakışıklı, ben onu çok beğeniyorum.
Onu Teyzemle evlendireceğim.
( Osman amcanın yanına Hüseyin diye birisi
gelmiyor. Tamamen Yazgı’nın hayal ürünü)
|
HEY
GİDİ GÜNLER
Sabah kahvaltıda yine
süt sohbeti ve bardaktaki sütlerini içmek istemeyenlerin türlü
mazeretleri var. Günün incisi Ege’den:
- Ben eskiden... büyükken.... yani baba olduğumda sütü soğuk
içerdim. Şimdi artık ılık içmem gerekli. Çünkü ben artık
küçüğüm. |