Baş Sayfa Haberler Yemekler Afacanlar Personel Yazdıklarınız Resimler Duvar Gazetesi
Ahmet Yoldaş Fatma Sağlam M. Kaygısız Kerim Ünal Mustafa Topay Nur Uzun Ömercan Oruç
Ö.Dulkadiroğlu E. Özören Serap Akkaya Gülden Aydın Filiz Falangök Kamile Eker Defne Güven
Hatice Öney Semahat Gürel Ali Özdemir Hülya Yazırlı S.Küçük H Kızıloğlu Öğretmenler günü mesajları

BİR NUSUBET... BİN NASİHAT...

Bu sözü hemen hepimiz annemizden, babamızdan ya da diğer büyüklerimizden defalarca işitmişizdir. Hakikaten çok doğru. Bazen bir konuda çok nasihat almamıza rağmen aynı hatayı tekrar etmemek için mutlaka başımıza bir iş gelmesini bekleriz. Oysa, televizyonlarda yüzlerce  defa izliyoruz, alkollü araç kullananların hemen hepsi kaza yapıyorlar. (Konu bu değil, sadece etkileyici bir örnekti.)

Bu atasözünü doğrular nitelikte bir iş geldi başımıza. 19 Şubat  Cuma günü kreş dönüşü Kübra, annesine kreşte sandalye kırdığını ve mutlaka yerine yenisinin alınması gerektiğini söylemiş. Aynı şeyi akşam geldiğimde bana da anlattı. “Olur, alırız” dedim. Bundan sonra sebeplerini anlamak için Kübra’ya sorular sormaya başladım.

Özetle, bu sandalyenin mutlaka alınacağını, hatta aynı tip ve renk olması gerektiğini öğretmenlerin ve Alime Teyzesinin istediğini söyledi. Annesi de ben de çok şaşırmıştık. Öyle ya; “niye istesinler, bir kazadır olmuş, velilerden bu tür kazaların tazminini istemek çok şık olmaz” dedik. “Kübra’ya bir ders vermek istiyorlardır, bir daha bu tür zararlı işleri yapmaması için. Zaten kreş yönetiminin bizden bu veya buna benzer kazaların tazminini istedikleri hiç olmadı. Olsa olsa çocukların eğitiminin bir parçası olabilir” şeklinde sonuca vardık. Bu arada Kübra hafta sonu iki gece uyuyamadığını, hep kırdığı sandalyenin aklına geldiğini, bunun için çok üzüldüğünü söyledi. O üzüldüğü için bizler de çok üzüldük ve sandalyenin aynısını aldık.

            Meğer hınzır Kübra bize oyun oynamış. Sandalyenin kırıldığı gün öğretmenleri defalarca uyarmışlar “kırılır, düşersin” diye, dinlememiş ve sandalye de kırılmış, kendisi de düşmüş. Arkadaşları da çok gülüp dalga geçmişler. Zoruna gitmiş olacak ki, kırılan sandalyenin yerine yenisini aldırınca rahatlayacağını umarak bize böyle bir oyun oynamış.

“BİR MUSUBET BİN NASİHATTAN İYİDİR” atasözünü hatırlayıp bunun için Kübra’ya ceza vermedik. Ama ileride bu sözün manasını anlayacağı yaşa geldiğinde ona ders alması ve biraz da gülmek için bu olayı rafa kaldırdık.

 

Mustafa TOPAY

Kübra’nın Babası

1997