|
Çocuklarımız, yüreklerimizde yeşeren küçük fidan, yuvamızda doğan ilk sabah
güneşi, kimi zaman can yoldaşımız, kimi zaman arkadaşımız, minicik bir
bedene sığdırdığımız koskocaman dünyamız.
Çocuklarımız diye söze başladım, çünkü yetişkin olarak en önemli ortak
konumuz onların eğitimi.
Bizler
eğitimci olarak sizler ana-babalar olarak hep onlar için birtakım yenilikler
peşinde koşarız. Onlara her şeyin en iyisini en güzelini sunmak için çaba
sarf ederiz
Süreç
içinde değişen yaşam koşulları ana-babaların her ikisinin de çalışmasını
gerektiriyor. Dolayısıyla çocuk gün boyu ailesinden ayrı kalıyor, ya da en
yakın aile büyüklerinin yanında, ama anne babadan çok uzaklarda yetişiyor.
Bizleri de yetiştiren aile büyüklerimiz çocuklarımıza mutlaka bizlerden çok
iyi, çok titizlikle bakıyor. Ama sadece bakıyor.. İş eğitime gelince
büyüklerimin hoşgörüsüne sığınarak söylüyorum maalesef fazla bir şeyler
veremiyorlar. Zaten fazlasını beklemeye de hakkımız yok.
|
Sevgili anne
babalar sizler eğitim-öğretim kurumlarına güvenmeli, bizler de sizlerden
aldığımız güçle yarınlara daha emin adımlarla yürüyen, aydın ve kişiliği
oturmuş, sosyal bilinci yerinde nesiller yetiştirmeliyiz
Bu nasıl
olur? Değerli arkadaşım bu iş sadece eğitim kurumlarında olur. Çocuğunuza
her ay bir oyuncak almak, bol bol çizgi filmler seyrettirmek, en güzel
kıyafetleri giydirmek ona yetmez. Elinden oyuncağı alınan çocuk, bilinçli
olarak hakkını aramayı, ağlayan bir arkadaşını teselli edebilmeyi, bir
gösteride rol alarak kendine güvenebilmeyi kendi başına ayakta durabilmeyi
de ister. Tüm bu beceriler sadece toplu olarak eğitim veren kurumlarda
verilebilir.
Bu
yüzden diyorum ki bizlere güvenin, okul öncesinde başlattığınız eğitim
seferberliğinin yarınlar için yaktığınız bir ışık olduğunu asla unutmayın.
Anasınıfı
öğretmeni
|