|
ARAYIŞ
Söyleşeyim dedim birgün
Bir
çiçek ya da bir böcekle.
Mahsun ve üzgün bir köşede
Bir
arada buldum ikisini de.
Çiçek dedi:
"Geç
kaldın!
Bak
nasıl sarardım?
Yeşermiyor artık tohumlarım."
Sözünü kesti çırpınan böcek:
"Ya
ben, ya ben artık evsiz ne yaparım?
Attılar beni dev gibi makineler
'Git
başka yerde barın' dediler."
Üzülmeyin." dedim,
"Toprak anaya sığınırız,
Çiçeğe bir tarla,
Böceğe bir yuva buluruz."
Toprak ana duysa gerek
Sarsıldı birden inleyerek: |
"Hani?"
dedi,
"Temiz,
boş bir köşemi gösterin.
Betonla, asfaltla doldu her yerim.
Kabul edemem sizleri
O
kadar çok ki geri çevirdiklerim."
"Gelin"
dedim,
"Denize
gidelim.
Binlerce canlıya kucak açan deniz
Çevirmez bizi,
Ondan yardım isteriz."
İlerlerken küskün toprakta
Karşımıza çıktı deniz
Dağ
gibi dalgalarla.
"Duydum"
dedi.
"Bir
yer arıyorsunuz barınacak.
Çok
az canlım kaldı
Yakında onlar da boğulacak.
Üstümdeki kara çarşafa bakın
Ben
güneşi görmeden,
Hava
alamadan
Nasıl yaşatırım sizleri?"
|
"Yeryüzünde yoksa göğe çıkarız!"
Dedim birden.
Gidip derdimi havaya söyledim hemen.
Kara
kara bulutlarıyla
Gürleyerek haykırdı hava:
"Kuşlarıma bakın" dedi,
"Ne
kadar azaldı.
Kimseye yetecek oksijenim kalmadı
Delik deşik oldu ozon tabakam.
Kusura bakmayın
Sizleri ben de alamam."
Bakamadım hüzünden çiçekle böceğe;
Kanadı kırıktı böceğin,
Yaprağı düşmüştü çiçeğin.
|